Varmak değil, sadece gitmek... gitmek

hürriyet

31 Ağustos 2010 Salı

new in town

sevgili günlük,
yazarım diyorum yazamıyorum çünkü hala çok yorgunum, misal dün akşam 7'de uyudum sabah 8 buçuktan sonra  kalktım o da kıskardeş aradı da o sebeple aramasa belki biraz daha uyurdum. ama neyseki bugün kendimi iyi hissediyorum.
bugün sağlık sigortamı yaptırdık gerçi yarından itibaren geçerli olacak ama neyse bugün
kendime iyi bakmam lazım. dün üniversiteye gittiğimizde bacaklarını kırmış bir sürü insan gördüm ve korktum...bu sabah ilk iş sigortayı yaptırdık.
size buralardan bahsedeyim biraz daha önce de dediğim gibi caddeler çok geniş, kaldırımlar çok geniş, tüm kaldırımlar engellilerin inip binmesi için uygun, arabalar yayalara mutlaka yol veriyor, deli gibi hız yapan yok.
herkesin ama herkesin arabası var, yürüyen insan çok az. zaten tipine bakınca anlıyorsun sadece loserlar yürüyor. çok tuhaf tipler var mesela dün bankada beklerken gelenlerin hepsi bir koku filminde başrol oynayabilecek tiplerdi hani bu wrong turn tarzı filmlerde...
bir sürü ihtiyar var, genellikle kumar oynamaya gelmişler sanırım.
kumar dedim de slot machineler havaalanında daha başlıyor. reno merkezin tamamı nerdeyse casino. hediyelik eşyacılar ve casinolardan başka birşey yok denebilir.
alışveriş merkezleri biraz daha şehrin dışında Türkiyede olduğu gibi. yarın labors day olduğu için indirim olabilir umuduyla oraları keşfetmeyi düşünüyoruz.
malum ayakkabı getirmediğim için ilk önce bir spor ayakkabıya ihtiyacım var. sonrasına bakacağız artık.
hava sonbahar gibi burada güneşte durursan iyi ama gölgede durunca üşütüyor. buna rağmen hala insanlar klima çalıştırıyor ofislerde (soğutma amaçlı) inanılır gibi değil. parmak arası terlikle ve kısacık şortlarla gezenler var. anlayacağınız amerikalılar çok kanlı canlı insanlar. aslında evet çok sıcak kanlılar göz göze gelince gülümsüyorlar, selam veriyorlar. bizdeki gibi domuz gibi bakıp kafasını çevirmek ya da tepeden tırnağa incelemek yok. ben biraz inceliyorum tabii kim ne giymiş diye. ama özellikle modadır bu çok giyiliyor kesin almalıyım diyebileceğim birşey yok. herkes kendine göre giyinmiş. ama kot tişört ve spor ayakkabı. üşüyen sweatshirt giymiş terleyen tshirt... bazıları tayt giymiş bazıları şort. bizdeki gibi tornadan çıkmış saç şekli de yok. üniversitede giyim kuşam böyle ilk bakışta bakalım gördükçe yazarım.
birazdan devam edrim shrekin bilgisayarda işi var..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder