şu işler bir bitsin carpe diem olacak hayat felsefem. bugünler yarın bunlar bunlar bunlar yapılacak diyerek geçiyor. misal yarın evler birleşiyor survivordaki adaların birleşmesi gibi:) hepimiz çok yorgun ve bezginiz bir de yarının yorgunluğu eklenince of of. shrek'in göz altları zaten mosmor. çok korkutuyorsun beni shrek çok. uyku uyumuyor bir bahane bulup sabahın köründe kalkıyor çalışmaya başlıyor.
çok şükür beklenen belgeler bu akşam üstü geldi ve konsolosluğa geri yollandı. shrek'in görevlendirme olayı da olacak gibi duruyor. hayırlısı. 24'ü olsun, olabilir falan diyorduk ama meğer olmak zorundaymış bugün gelen kağıtlara göre bir gün bile aksarsa herşey yeniden değişmek zorunda kalacakmış. allah korusun. biz hariç herkes çok emin gideceğimizden.
24'üne sayılı gün kalmasına rağmen şöyle bi ağız dolusu BİZ AMERİKAYA GİDİYORUZ. diyemiyorum ya yemin ederim çatlayacağım. böyle bi belirsizlik bi tuhaf bi haller bu ne ya. hem çok kesin hem hiç değil.. kafayı yememek için çok uğraşıyorum ama ne kadar daha dayanırım bilmem.
craigslistten ev ilanlarına bakıyorum, tekrar tekrar bakıyorum. ev eşyalarını topluyorum. ama herşey bir hayal gibi ya da sanki hiç gelmeyecek bir yarına hazırlık gibi. farkında olmadan o yarına yaklaşıyoruz. bir bakmışız valizler elimizde vedalaşıyoruz. bak bunu yazdım ya midem acaip bulandı biranda....
vedalaşma görüşmeleri yapıyoruz. önce N., eşi ve bebişi ile görüştük. sonra D. ile. geçen hafta yazlıktan sırf bizi görmek için dönen izmirin sıcağında bize yemekler yapan Y. ve B. ile görüştük. dün akşam da shrek'in arkadaşları ile beraberdik. ama ben tamamen hissizim bu ayrılma konusunda.. eğer giden başka biri olsa daha üzgün olurdum. şimdi böyle bi laylaylom havam var. desem de inanmayın gerçekten karnım kasılıyor düşündükçe. konuyu değiştirmenin vakti geldi.
sevgili arkadaşım suyusevenkedi evi süslediğin, güzel yemekler yaptığın için değil (çünkü bütün kış bize yemek yaptın zaten) her zaman yanımızda olduğun sana teşekkür ederim. hırsızlıkta ameliyatta talihsiz serüvenler dizimizin her anında ama sadece sıkıntıda değil iyi günümüzde de yanımızda olduğun için seviyorum ulen seni.
ve bu klibi senin için seçtim ki ne zamandır aklımdaydı ancak fırsat bulabildim. beni ara aramazsan küserim diyen canım arkadaşım. hep haber edemezsem moralini bozma bilmiyom ne zaman geri gelcem alcam o yerlerden sana mor yazma
Umut Kaya - Mor Yazma
Yükleyen jetmanyak. - Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.
:))
Varmak değil, sadece gitmek... gitmek
hürriyet
18 Ağustos 2010 Çarşamba
16 Ağustos 2010 Pazartesi
çok yorgunum beni bekleme kaptan
şaka yaptım kaptan şaka. yorgunum ama sonuçta son bi gayret ederim. seyir defterini ben yazarım:)
evet çok ama çok yorgunuz. yazlık ve ev arasında mekik dokuduk resmen. güneşin altında dört kat merdiveni inip çıkarak kolileri yerleştirdik, yakan güneşin altında klimasız arabamızla gidip geldik balıklıova yollarında... daha da bitmedi en az bir tur daha var. ev oldukça hafifledi ama... at at at bitiremedik ıvır zıvırları. ne kadar biriktirmeye meraklı insanlarmışız her taşınmada bir kez daha fark ediyoruz. ama iki taşınma arası toplamaya devam ediyoruz nedense.
hava çok sıcak, dayanılır gibi değil saat 01.11 olmasına rağmen en ufak bir serinleme yok. olacak gibi de gözükmüyor. klimayı da açamıyoruz çünkü shrek öksürüyor ve burnu da akmaya başladı. çok korkuyorum çook. sonuçların iyi çıktığını yazmaya fırsat bulamadım yoğunluktan. sonuçlar iyi çıktı şükürler olsun. allah bir daha yaşatmasın o sıkıntıları. keşke kimseciklere yaşatmasa, hasta olanlar da hemen iyileşse.
vize işimiz henüz olmadı, shrek'in görevlendirmesi çıkmadı. korkarım kaptan gerçekten bizsiz gidecek.:((
bekliyoruz bekliyoruz bekliyoruz sabır sabır ya sabır.
şarkıyı dinlemeden olmazdı bence hadi tıklayın
evet çok ama çok yorgunuz. yazlık ve ev arasında mekik dokuduk resmen. güneşin altında dört kat merdiveni inip çıkarak kolileri yerleştirdik, yakan güneşin altında klimasız arabamızla gidip geldik balıklıova yollarında... daha da bitmedi en az bir tur daha var. ev oldukça hafifledi ama... at at at bitiremedik ıvır zıvırları. ne kadar biriktirmeye meraklı insanlarmışız her taşınmada bir kez daha fark ediyoruz. ama iki taşınma arası toplamaya devam ediyoruz nedense.
hava çok sıcak, dayanılır gibi değil saat 01.11 olmasına rağmen en ufak bir serinleme yok. olacak gibi de gözükmüyor. klimayı da açamıyoruz çünkü shrek öksürüyor ve burnu da akmaya başladı. çok korkuyorum çook. sonuçların iyi çıktığını yazmaya fırsat bulamadım yoğunluktan. sonuçlar iyi çıktı şükürler olsun. allah bir daha yaşatmasın o sıkıntıları. keşke kimseciklere yaşatmasa, hasta olanlar da hemen iyileşse.
vize işimiz henüz olmadı, shrek'in görevlendirmesi çıkmadı. korkarım kaptan gerçekten bizsiz gidecek.:((
bekliyoruz bekliyoruz bekliyoruz sabır sabır ya sabır.
şarkıyı dinlemeden olmazdı bence hadi tıklayın
11 Ağustos 2010 Çarşamba
istanbuldan
pier loti den bi kare ekleyeyim dedim çünkü bloğumuzu henüz siz okumasanızda yurtdışından mesela abd, kanada, bulgaristan ve azerbaycandan izleyenler varmış google ın dediğine göre. fotograflarla zaman geçirsinler sıkılmasınlar.. keşke artık birileri takip etse de yapayalnız olmadığımızı anlasak???
soluksuz bir macera bizi bekliyor
yarın doktor randevumuz var. bir ay doldu tedavi biteli, ilk kontrolümüzü yaptıracağız. umarım yarın güzel haberler veririm. öyle olacağını tahmin ediyoruz. her ne kadar korku bizi için için kemiren bir fare gibi aramızda olsa da kötü düşünceleri dile getirmiyoruz. iyi düşünüp iyi konuşuyoruz ki herşey iyi olsun.
hergün biraz daha yaklaşıyoruz beni acaip bir korku sardı. sonuçta herkesin hayali uzundan kıyısından da olsa amerika, izlediğimiz filmler, diziler, moda, haber, ekonomi, teknoloji, siyaset, csi, gossip girl, fringe, lost, damages, greys anatomy, house... ordaki hukuk sistemini buradakinden iyi biliyoruz diziler sayesinde, bu yaz tüm sezonlarını tekrar izlediğim house ve yıllardır takip ettiğim greys sayesinde bir çok hastalığın belirtilerini biliyorum, rahatlıkla teşhis koyarım:) oraya gidince de doktorlarla marketteki amcadan daha iyi iletişim kuracakmışım gibi geliyor. velhasıl bu ay sonunda vize işlerimizi tamamlarsak amerika yolcusuyuz. gereken alt yapıyı oluşturdum tüm popüler diziler hakkında bilgi sahibiyim ama ama ama... birşey eksik... ben hala çok korkuyorum.
hadi başka birşeylerden bahsedelim kafamız dağılsın. mesela yaşasın efe kavak yellerine geri dönüyor. evet kötü kalpli kız kardeş ben gidiyorum o geliyor ama olsun çatla patla:))
118 18, 118 80 reklamları hala son hız devam ediyor sabır sabır ya sabır.
sibel can'ı tanıdım tanıyalı rejimde ama şu an show tv de maaşallahı var yine. ne gırtlak var sende yaa... sen neyse de kızına hakim ol be kadın.
atv deki bu tuhaf filmler nedir misal şu an gösterilen jodjaa akbar??? atv bütün parayı ezele saklıyor herhalde yazın tasarrufta.
evcilik oyunundaki tuğçenin gerçek hayatta sevgilisi varmış. vay arkadaş.. ne yorum yapsam bilemedim.
repo man'i izledim çok beğendim.
tv 8 deki galaksi rehberi programını sunan kıza sesleniyorum 'hayat sana güzel'. kadın new york'a gitti bir bölümü sadece özgürlük anıtını sağından solundan önünden arkasından çekerek geçirdi.
tarkan'ın yeni albümü zerre kadar ilgimi çekmiyor fakat aylardır çalınan şu 'sevdanın son vuruşu'nu ne zaman duysam tarkan geliyor gözümün önüne. bi barın tuvaletinde altın vuruş yaparken.
serdar ortaç da müzikal kariyerini çok güzel özetlemiş 'iki nota bi besteyim.' üstüne birşey söylemek gereksiz.
şu an amerikaya gideceğimi bilmeyen ya da son olaylardan sonra iptal ettiğimizi düşünenler var.. üzgünüm.. içimden bir ses böylesinin daha iyi olduğunu söylüyor.
sıcak çok bunalttı. zatürre korkusu bile klimayı açmamızı engelleyemedi..
nası yeterince çorba oldu mu???
hergün biraz daha yaklaşıyoruz beni acaip bir korku sardı. sonuçta herkesin hayali uzundan kıyısından da olsa amerika, izlediğimiz filmler, diziler, moda, haber, ekonomi, teknoloji, siyaset, csi, gossip girl, fringe, lost, damages, greys anatomy, house... ordaki hukuk sistemini buradakinden iyi biliyoruz diziler sayesinde, bu yaz tüm sezonlarını tekrar izlediğim house ve yıllardır takip ettiğim greys sayesinde bir çok hastalığın belirtilerini biliyorum, rahatlıkla teşhis koyarım:) oraya gidince de doktorlarla marketteki amcadan daha iyi iletişim kuracakmışım gibi geliyor. velhasıl bu ay sonunda vize işlerimizi tamamlarsak amerika yolcusuyuz. gereken alt yapıyı oluşturdum tüm popüler diziler hakkında bilgi sahibiyim ama ama ama... birşey eksik... ben hala çok korkuyorum.
hadi başka birşeylerden bahsedelim kafamız dağılsın. mesela yaşasın efe kavak yellerine geri dönüyor. evet kötü kalpli kız kardeş ben gidiyorum o geliyor ama olsun çatla patla:))
118 18, 118 80 reklamları hala son hız devam ediyor sabır sabır ya sabır.
sibel can'ı tanıdım tanıyalı rejimde ama şu an show tv de maaşallahı var yine. ne gırtlak var sende yaa... sen neyse de kızına hakim ol be kadın.
atv deki bu tuhaf filmler nedir misal şu an gösterilen jodjaa akbar??? atv bütün parayı ezele saklıyor herhalde yazın tasarrufta.
evcilik oyunundaki tuğçenin gerçek hayatta sevgilisi varmış. vay arkadaş.. ne yorum yapsam bilemedim.
repo man'i izledim çok beğendim.
tv 8 deki galaksi rehberi programını sunan kıza sesleniyorum 'hayat sana güzel'. kadın new york'a gitti bir bölümü sadece özgürlük anıtını sağından solundan önünden arkasından çekerek geçirdi.
tarkan'ın yeni albümü zerre kadar ilgimi çekmiyor fakat aylardır çalınan şu 'sevdanın son vuruşu'nu ne zaman duysam tarkan geliyor gözümün önüne. bi barın tuvaletinde altın vuruş yaparken.
serdar ortaç da müzikal kariyerini çok güzel özetlemiş 'iki nota bi besteyim.' üstüne birşey söylemek gereksiz.
şu an amerikaya gideceğimi bilmeyen ya da son olaylardan sonra iptal ettiğimizi düşünenler var.. üzgünüm.. içimden bir ses böylesinin daha iyi olduğunu söylüyor.
sıcak çok bunalttı. zatürre korkusu bile klimayı açmamızı engelleyemedi..
nası yeterince çorba oldu mu???
10 Ağustos 2010 Salı
izmir
blog yazmayalı resimleri etiketlemeyi de unutmuşum... izmirden tazecik bir fotoğraf.. bugün çekildi bana önümdeki uzun yolu çağrıştırdı. yürüyerek gitmeyi düşünmüyorum korkmayın:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)