hayır bu şaka-gibi-mahalleye karşı hissettiklerim değil. Fiona onlardan yeterince bahsetti bence. İnsanoğlu evrende kapladığı yeri kendi gözleriyle görmeyince kendini kaf dağında görmeye devam edecek. Ama 30.000 feetten bakınca öyle mi, bir nokta bile değiliz. Yapamadığımız şey yanımızdaki insan ile nasıl yaşayacağımızı bilmemek ya da bilip te işimize gelmemesi.
Neyse garip olan bir gün burda olmak, öbür gün başka bir yerde (hatta aynı gün içinde). Hayatımda çıktığım en uzun yolculuk olacak bu. Korkularım var tabi ama (o uçak koltuklarına nasıl sığacağım) rahat olmaya çalışıyorum. Fiona ile yapamayacağımız, üstesinden gelemeyeceğimiz, olcak deyip te olduramayacağımız şey yok. Bu yüzden içim ferah. Yola çıkmak benim için hep çekici olmuştur. Benim şartlarımla çıkarsak tabi ki. Kendi arabamla, istediğim yerde durup mola vererek :)) Sende mi o kontrol manyaklarındasın diyebilirsiniz içinizden (hani kendim kullanmadığım hiç bir makinaya binmem diyen insanlardan). Yok ben onlardan değilim :) Ben sadece uçakta konserve olmaktan korkan koca bir devim :D Garip bir duygu diyordum uzaklara gitmek. Kendi yaşamımızı değiştirdiği gibi geride kalanları ve gittiğimiz yerdeki yaşamları da değiştirecek bir şekilde. Bazen sanki belli duyguları tatmin etmek için bu dünya getirildiğimizi düşünmüyor değilim. Benim durumumda mesela oğul olmak. İyi de bu mudur yani. Madem beni burda özleyecek oğlum gurbet ellere gitti diye ağlayacak bir aile bırakıyorum neden evlerine internet hattımı ve bilgisayarımı bırakıp internetten kolayca yüzümü görebilecekleri bir sistemi kabul etmiyorlar. Garip, çokkk garip. Sadece oğlum uzakta ve ben onun yokluğunda onu özlüyorum demek ve göz yaşı dökmek yeterli olacak yani toplum gözünde iyi bir anne baba olabilmek için. Onlar çevrelerindeki insanların sempatilerini kazanmış olacaklar bu uzakta olma bahanesiyle. Gerçekten içlerinde böyle hissettiklerine hiç emin olamayacağım sanırım. Rahatsızlığım boyunca da aynı manzara vardı çünkü. Merak etmeyin yargısız infaz yok bizde. Deliller üzerinden hareket ediyorum. :))
Garip bir duygu 15 temmuzdan (radyoterapi bitmisti) beri gitme hazırlıkları için her gün başka bir işi bitirmek ve mutlu sona (uçağa adım atmak) ulaşıyorum derken aslında bunun aynı zamanda yeni bir başlangıç olduğunun farkında olmak.
Evim dediğin yerin aslında artık senin evin olmaması garip bir duygu. Fiona'nın ailesi bizim eve taşındığından beri artık kendimi misafir gibi hissediyorum. Döndüğümüzde burası bizim evimiz olmayacak aslında. Kendimize daha nezih bir bataklık bulmamız şart oldu anlıcağınız. Nezihten kastım daha sessiz. İnsan kaldıramıyor belli bir saatten sonra. Sitenin plajından denize girmeyişimizde bundan zaten yoksa yaban değiliz :)) Dinginlik iyi geliyor Fiona ve bana.
Evet tarih yaklaşıyor, yapılacaklar listesinde tek tük işler kaldı. Bakalım hepsini bitirebilecek miyim. Göreceğiz. Yeni bir konuyla en kısa zamanda görüşmek üzere.
Shrek
Varmak değil, sadece gitmek... gitmek
hürriyet
gittigidiyoruz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gittigidiyoruz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ağustos 2010 Salı
19 Ağustos 2010 Perşembe
şıkşıkışıkışık aklım çok karışık
bugün taşınma olayı gerçekleşti. taşıma işini başkaları yaptı ama yorulan biz olduk nedense. iki balkon ağzına kadar kolilerle doldu. aşağıdaki depoyu ferforjeler doldurdu. mutfak için gereken birkaç kutu açıldı ama hala milyonlarcası sırada. ama büyük kısmı atlattık. gerisi hallolur. fazla strese gerek yok.
sonunda evet biz amerikaya gidiyoruz diyebilecek kadar işler ilerledi, kafamdaki soru işaretleri azaldı. fakat şimdi de kimseyi arayıp ben gidiyorum diycek vaktim yok. yarın da bizi bekleyen milyonlarca iş var. şöyle ayaklarımı uzatıp Türkiyedeki son 4 günümü dinlenerek arkadaşlarımla görüşerek geçiremiyorum ne yazık ki. geçen hafta gidip gitmeyeceğimden emin olmadığım için kimseyi aramadım şimdi de vaktim yok. o sebeple kimse kusura bakmasın... herşey her zaman olduğu gibi son dakikaya kaldı.
yorgunum aklımda karışık ne yazsam bilmiyorum blogumuzu artık birileri okusun istiyorum. az kaldı biliyorum ama amerikaya gitmek kadar bu blogu duyurmak da beni heyecanlandırıyor.
bu akşam shrek'in amerikaya giden bir arkadaşının da blogu olduğunu öğrendik. ama biz daha önce başladık:) hadi okuyun yorum yapın siz de bişey söyleyin:)) böyle yaz yaz bir yere kadar.
amerika konusunda şimdilik bu kadar.
bu akşam kavak yellerini izlediniz mi. sanırım birileri çağrılarımı duymuş da diziye biraz komedi unsuru katmış neydi o bunalım bunalım ya.. tabiki bu iyiye gidişte efenin etkisi de büyük.bence aslıyı falan boşversinler dizi güven ve efenin maceraları olarak devam etsin izleyenler daha çok memnun kalır:)) asıl belirtmek istediğim konu dizideki tüm ama tümmm kadınların aynı ruju kullanmış olmalarıydı yuh dedim yuuhhh. mineyle aynı iş yerinde çalışan koca suratlı iri kemikli kızdan hiç bahsetmiyorum nerden bulmuşlar o kızı?? bu arada haftaya artık diziyi siz anlatırsınız bana hı???
bir de çakıl taşları var. sevgiyle takip ediyoruz. özleyeceğim gidince. tabi one tree hillden, gossip girlden, greys ten, supernaturaldan fringeden housedan vb. fırsat bulursam hhahahahhahahaaaa:)))
neyse ben şimdi çok yorgunum yine abuk subuk yazdım. okuyup kontrol edecek halim bile yok.
okuyan herkese sevgiler saygılar
değerli yorumlarınızı eksik etmeyin.
sonunda evet biz amerikaya gidiyoruz diyebilecek kadar işler ilerledi, kafamdaki soru işaretleri azaldı. fakat şimdi de kimseyi arayıp ben gidiyorum diycek vaktim yok. yarın da bizi bekleyen milyonlarca iş var. şöyle ayaklarımı uzatıp Türkiyedeki son 4 günümü dinlenerek arkadaşlarımla görüşerek geçiremiyorum ne yazık ki. geçen hafta gidip gitmeyeceğimden emin olmadığım için kimseyi aramadım şimdi de vaktim yok. o sebeple kimse kusura bakmasın... herşey her zaman olduğu gibi son dakikaya kaldı.
yorgunum aklımda karışık ne yazsam bilmiyorum blogumuzu artık birileri okusun istiyorum. az kaldı biliyorum ama amerikaya gitmek kadar bu blogu duyurmak da beni heyecanlandırıyor.
bu akşam shrek'in amerikaya giden bir arkadaşının da blogu olduğunu öğrendik. ama biz daha önce başladık:) hadi okuyun yorum yapın siz de bişey söyleyin:)) böyle yaz yaz bir yere kadar.
amerika konusunda şimdilik bu kadar.
bu akşam kavak yellerini izlediniz mi. sanırım birileri çağrılarımı duymuş da diziye biraz komedi unsuru katmış neydi o bunalım bunalım ya.. tabiki bu iyiye gidişte efenin etkisi de büyük.bence aslıyı falan boşversinler dizi güven ve efenin maceraları olarak devam etsin izleyenler daha çok memnun kalır:)) asıl belirtmek istediğim konu dizideki tüm ama tümmm kadınların aynı ruju kullanmış olmalarıydı yuh dedim yuuhhh. mineyle aynı iş yerinde çalışan koca suratlı iri kemikli kızdan hiç bahsetmiyorum nerden bulmuşlar o kızı?? bu arada haftaya artık diziyi siz anlatırsınız bana hı???
bir de çakıl taşları var. sevgiyle takip ediyoruz. özleyeceğim gidince. tabi one tree hillden, gossip girlden, greys ten, supernaturaldan fringeden housedan vb. fırsat bulursam hhahahahhahahaaaa:)))
neyse ben şimdi çok yorgunum yine abuk subuk yazdım. okuyup kontrol edecek halim bile yok.
okuyan herkese sevgiler saygılar
değerli yorumlarınızı eksik etmeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)